Başlangıç İçin Hisse Senedi Seçme Kriterleri
Bir hisse senedini almaya karar vermek, aslında bir şirketin ortağı olmaya karar vermek demek. Peki elinizde onlarca isim varken hangisinin "iyi şirket" olduğunu nasıl anlarsınız? Aşağıdaki kriterler, hisse senedi analizi başlangıç seviyesinde olan birinin tek başına, ücretli bir servise ihtiyaç duymadan uygulayabileceği türden.
Önce şu soru: Ben neyi arıyorum?
Kriter listesi yapmadan önce amacınızı netleştirmeniz gerekir. Temettü geliri mi istiyorsunuz, uzun vadeli büyüme mi, yoksa sadece portföyünüzün hisse kısmını doldurmak mı? Bu üç cevap tamamen farklı şirketlere götürür. Amacınız belirsizse hangi kriterin ağır basacağını da bilemezsiniz; bu yüzden finansal hedeflerinizi yazılı hale getirmek, analiz adımlarından bile önce gelir.
İkinci soru: Bu hisse portföyünüzün yüzde kaçı olacak? Tek bir şirket toplam varlığınızın küçük bir dilimiyse hata payınız yüksektir; %30'uysa hata payınız yoktur. Alokasyon kararı, seçim kararından önce alınır.
Adım adım: Bir şirketi nasıl elerim?
-
İş modelini bir cümleyle anlatabiliyor musunuz? "Bu şirket şunu üretir, şuna satar, parayı şuradan kazanır." Bunu söyleyemiyorsanız durun. Anlamadığınız bir işe ortak olmanın getirdiği risk, tabloların hiçbirinde görünmez. Faaliyet raporlarının ilk birkaç sayfası genelde bu cevabı verir.
-
Gelirler ve kâr istikrarlı mı büyüyor? Son 5 yılın satış geliri ve net kârına bakın. Aradığınız şey rekor bir yıl değil, yön. Her yıl artıyorsa iyi; dalgalanıyorsa neden dalgalandığını sorun (döviz mi, emtia fiyatı mı, tek seferlik satış mı?). Tek seferlik gelirlerle şişmiş bir kâr, gelecek yıl kaybolur.
-
Kâr gerçek nakde dönüyor mu? Kâr bir muhasebe kalemi, nakit ise gerçek. Nakit akış tablosunda "faaliyetlerden sağlanan nakit" kaleminin, net kâra yakın ya da ondan yüksek olması sağlıklı bir işarettir. Yıllardır kâr açıklayıp hiç nakit üretemeyen şirket, alacaklarını tahsil edemiyor olabilir.
-
Borç yükü taşınabilir mi? Net borç / FAVÖK oranına bakın. Kaba bir rehber olarak 3'ün altı çoğu sektörde rahat, 4-5 üzeri dikkat gerektirir. Ayrıca faiz giderinin faaliyet kârına oranını kontrol edin: kazandığının büyük kısmını bankaya ödeyen şirketin ortağı olmak yorucu bir iştir.
-
Özkaynak kârlılığı (ROE) nasıl? Şirket, ortakların koyduğu sermayeyle ne kadar kazanıyor? Yıllar boyunca çift haneli ve istikrarlı bir ROE, işin rekabet gücü olduğuna işarettir. Ama yüksek ROE'nin aşırı borçtan gelip gelmediğine bakın; borç kaldıracı bu oranı yapay olarak şişirebilir.
-
Fiyat makul mu? İyi şirket ile iyi yatırım aynı şey değil. F/K ve PD/DD oranlarını şirketin kendi geçmiş ortalamasıyla ve aynı sektördeki rakipleriyle karşılaştırın. Bir bankayla bir teknoloji şirketinin çarpanlarını yan yana koymak anlamsızdır.
-
Temettü politikası tutarlı mı? Temettü hedefliyorsanız, tek yılın yüksek verimine değil, ödeme sürekliliğine bakın. Dağıtılan tutar kârın ve nakit akışının ne kadarı? %100'e yaklaşan dağıtım oranları sürdürülebilir olmayabilir.
-
Yönetim ve ortaklık yapısı şeffaf mı? Ana ortak kim, hisse satıyor mu alıyor mu, bağımsız denetim raporunda görüş şartı var mı? Sık sık ertelenen finansal raporlar ve anlaşılmaz ilişkili taraf işlemleri, çoğu zaman rakamlardan daha erken uyarı verir.
-
Kararınızı yazın. "Şu fiyattan aldım, çünkü şu üç sebep. Şu olursa tezim çürür." Bu üç satır, ileride paniğe kapıldığınızda elinizdeki tek nesnel referans olacak.
Sık yapılan hatalar
- Fiyat grafiğinden başlamak. "Çok düşmüş, ucuzdur" bir analiz değil. Düşüşün sebebini bilmiyorsanız, ucuzluk değil bozulma satın alıyor olabilirsiniz.
- Tek bir orana bağlanmak. Düşük F/K, tek başına hiçbir şey söylemez; kâr geçici olarak şiştiyse oran otomatik olarak düşük görünür.
- Sektör farkını yok saymak. Perakendecinin borç yapısıyla enerji şirketininki aynı ölçütle değerlendirilmez.
- Duyum ve sosyal medya tüyosuyla almak. Tüyoyla girilen pozisyonda çıkış planı da tüyoya bağlı kalır.
- Tek hisseye yığılmak. En doğru analiz bile eksik bilgiyle yapılır. Çeşitlendirme, bilmediğinize karşı alınan sigortadır; farklı varlık sınıflarına yayılmak da bunun bir parçası.
- Aldıktan sonra takibi bırakmak. Bilanço dönemlerinde şirketi yeniden okumazsanız, tezinizin çürüdüğünü aylar sonra öğrenirsiniz.
- Tüm parayı tek seferde girmek. Aylık düzenli alım disiplini, zamanlama baskısını büyük ölçüde ortadan kaldırır.
Hızlı kontrol tablosu
| Kriter | Aranan | Uyarı işareti |
|---|---|---|
| Gelir büyümesi | 5 yıl boyunca istikrarlı artış | Sürekli daralan satışlar |
| Nakit akışı | Net kâra yakın veya üzerinde | Kâr var, nakit yok |
| Net borç / FAVÖK | Sektör ortalamasının altında | Hızla artan borç |
| ROE | İstikrarlı ve çift haneli | Borçla şişiril
© 2026 Portföy Sigortası
|